-
Kemal Cankaya
Tarih: 09-01-2026 22:38:00
Güncelleme: 09-01-2026 23:33:00
AKP’nin 19 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP’li belediyelere yönelik başlattığı operasyonların ardından, siyasette yeni bir kirli dil devreye sokuldu.
CHP’li belediye başkanlarının gözaltına alınması ve tutuklanmasıyla birlikte, Bursa’da da özellikle iktidara yakın çevrelerde sistematik bir dedikodu üretimi başladı:
“Mustafa Bozbey’e operasyon yapılacak”, “AKP’ye geçecek”, “CHP’den istifa edecek”, “bağımsız devam edecek”…
Sekiz aydır aynı senaryo, aynı başlıklar, aynı kulis fısıltıları ısıtılıp ısıtılıp kamuoyunun önüne sürülüyor.
Son olarak CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın Bursa’ya gelip Osmangazi Belediyesi’nin kreş açılışına katılması ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaret etmemesi üzerinden yeni hikâyeler yazıldı.

“Genel Merkez Erkan Aydın’ı destekliyor”, “Bozbey yalnız bırakılıyor”, “istifa an meselesi” gibi iddialar yine servis edildi.
Hatta Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve Afyon Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın da AKP’ye geçeceği yönünde benzer söylentiler dolaşıma sokuldu.
Oysa adı geçen başkanların tamamı bu iddiaları açıkça yalanladı.
Burada iki temel sorun var.
Birincisi; iktidar çevrelerinde bazı aktörlerin, seçilmiş belediye başkanlarını baskı, tehdit ve algı yoluyla transfer etmeye çalışmasıdır. Bu ne siyasettir, ne ahlaktır, ne de demokratiktir.
İkincisi ise CHP içinde, beklentilerine karşılık bulamayan kimi isimlerin bu dedikoduları büyütmesi, beslemesi ve yaymasıdır.
Halk arasında bir söz vardır:
“Birine kırk gün deli dersen, deli olduğuna inanılır.”
Sekiz aydır “Bozbey gidecek” deniyor.
Sekiz aydır “AKP’ye geçecek” deniyor.
Sekiz aydır “istifa edecek” deniyor.
Bu kadar yoğun ve sistemli bir algı üretimi sonunda kamuoyunun zihni gerçekten bulanıyor.
Peki bu kime yarıyor?
CHP’ye mi? Hayır.
Bursa’ya mı? Hayır.
Demokrasiye mi? Asla.
Bu yalnızca iktidarın yaratmak istediği “CHP çözülüyor”, “belediye başkanları kendi partilerinden rahatsız” algısına hizmet ediyor. Aynı zamanda ekonomik krizin, yoksulluğun ve sefaletin üzerini örten suni gündemler üretiyor.
Son olarak Başkan Bozbey’e tekrar tekrar soruldu:
“İstifa edecek misiniz?”
“AKP’ye geçecek misiniz?”
Bozbey’in deyimiyle bu sorular artık “temcit pilavı gibi” önüne konuyor.
Ardından Yıldırım Karapınar Mahallesi’nde yaşanan çirkin saldırı üzerinden yeni senaryolar üretildi. Geçmişte de provokatif davranışlarıyla bilinen bir kişinin eylemi, bu kez “CHP içi mesaj”, “Genel Merkez’e sinyal”, “Bozbey’e ayar” gibi akıl dışı komplo teorileriyle servis edildi.
Yetmedi, CHP Genel Başkanı Özgür Özel neden aramadı, neden açıklama yapmadı gibi yapay tartışmalar devreye sokuldu.
Oysa tablo net:
Bu ülkede seçilmiş belediye başkanlarını hedef alan sistematik bir yıpratma, itibarsızlaştırma ve yalnızlaştırma süreci yürütülüyor.
Ve ne yazık ki bazı CHP’liler de buna bilerek ya da bilmeyerek katkı sunuyor.
Son söz: Yeter artık, düşün CHP’nin Bozbey’in yakasından!
- Her Alanda Yenilenen Şehir: Yıldırım
- Geçinemiyorsan Korna Çal!
- Bozbey Enkazı Kaldırıyor, Aktaş Gölge Boksu Yapıyor
- Gerçekten Gazetecilik mi Yapılıyor?
- Esnaf Soruyor: 84 Yaşındaki Arif Tak BESOB’u Kaybetti, Lokantacılar Odası’nı Neden Bırakmıyor?
- Faruk Çelik Açıklamasıyla Tırmanan Gerilim
- Bursa'da Suni Gündemler Kime Hizmet Ediyor?
- Bursa'da Gerilim Değil Sağduyu Kazanmalı!
- 39. CHP Kurultay Gözlemleri!
- Bursa’daki Kritik Toplantıyı Bir de Buradan Okuyun!!!
- Bursa İl Kongresi Sonrası!
- Turgay Erdem’in Tutuklanması Sürpriz mi?